19 Ocak 2008 Cumartesi

Süper Haberler

GÖZYAŞLARI HRANT İÇİNGazeteci Hrant Dink, bir yıl önce öldürüldüğü Agos gazetesinin önünde binlerce kişinin katıldığı törenle anıldı. Eşi Rakel Dink, 'Katilin eline bayrak verip poster çektirenlere adalet ne yaptı?' diye sordu.
GÜRKAN AKGÜNEŞ / GÜLAY FIRAT / HALUK ATALAY İstanbul / Fotoğraf: BÜNYAMİN AYGÜN-HÜSEYİN ÖZDEMİRGeçen yıl 19 Ocak'ta suikasta kurban giden Agos Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink, kendisini son yolculuğuna uğurlayan tarihi kalabalığa yakın bir katılımla anıldı. Dink için dün Şişli'deki Agos önünde düzenlenen ve binlerce kişinin katıldığı anma töreninde, göğüslerine Dink'in fotoğraflarını asan vatandaşlar cinayete ve sonrasında yaşananlara tepkilerini slogan ve şarkılarla dile getirdi. "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Adalet istiyoruz" , "Hepimiz Meleziz" yazılı dövizler taşıyan kalabalık, Dink'in vurulduğu saat olan 15.00'e saygı duruşunda bulunarak girdi. Dink'in oğlu, kızları ve gelini de saygı duruşu sırasında gazeteden inip gruba katıldı. "Hepimiz Hrant'ız hepimiz Ermeni'yiz", "Ogünler sizin, yarınlar bizim", "Katil devlet hesap verecek" şeklinde sloganlar atıp alkışlarla cinayeti protesto eden grup, Dink'in öldürüldüğü yere karanfil bıraktı ve mum yaktı. Gazetenin önünde bulunan otobüsten yayılan "Sarı Gelin" türküsü ve ezgiler kalabalığa duygu dolu anlar yaşattı. Dink'in saldırıya uğradığı saate kadar da Ermeni çalgısı 'duduk' çalındı. "Çutağım" diye hitap ettiği eşinin dostları, arkadaşları ve sevenlerine seslenen Rakel Dink, geçen bir yıl içinde adalet adına hiçbir gelişme yaşanmamasından yakınarak hesap sordu. "Eşinin kanının suyla sabunla temizlenmeye çalışıldığı kaldırımda buluşulduğunu" belirten Rakel Dink, "O kan bir yıldır hiç susmadı kardeşlerim. Çünkü, kanın sesi adaletle susar" dedi."Önce gelin şu lirik yalnızlığımızı paylaşalım. Beni gömmeye değil, yaşatmaya gelişinizin ilk töreni olacak bu. Bırakın ağlaşmayı, yoklayın yüreklerinizi" diyen Dink, kalabalığın adalet için bir araya geldiğini vurguladı.
'Ülkemin adaleti ne yaptı?'"Katilimizin eline ülkenin bayrağını verip, poster çektirenlere, ülkemin adaleti ne yaptı?" diye soran Rakel Dink, şöyle devam etti: "Sadece, görüntüleri verene dava açtı. Daha katil yakalanmadan silahın markasına kadar bilen jandarmaya ne yaptı ülkemin adaleti? Stadyumlarda 'Hepimiz Ogünüz' diye bağıranlara, katlinden sonra, onu hain ilan eden devlet görevlilerine ne yaptı ülkemin adaleti? Eşimin öldürüleceğini bilen emniyetçilere ne yaptı ülkemin adaleti? Cinayet planları yapılan ocaklara, ne yaptı ülkemin adaleti? Eşime haddini bildirmeye çalışan vali yardımcısı ve sözde yakınlarına ne yaptı ülkemin adaleti?""301'den kim hapsedildi" diyen hükümet yetkililerine de tepki gösteren Rakel Dink, "Keşke çutağımı yaşatsalardı da hapiste olsaydı. Çünkü yaşatsalardı, bugün hapisteki üçüncü ayı olacaktı" diye konuştu. Son dönemdeki bıçaklamalara da değinen Dink, "Bizi acılarla akraba ettiler. Maalesef yasta kardeşlik de bugün cesaret istiyor. Ama asıl umut ve adalet cesaret ister" dedi.
'Bir yıldır çok yalnızız'Zafer Üskül, Adalet Ağaoğlu, Tayfun Mater, Osman Kavala, Gençay Gürsoy, Hasan Cemal, Akın Birdal, Kezban Hatemi, Joost Lagendijk, Türkân Saylan, Ahmet İnsel, Baskın Oran, Mustafa Sarıgül, Ali Bayramoğlu gibi tanınmış isimlerin katıldığı törende konuşan Oral Çalışlar da, Dink'in ortaklaşa hazırlanan bir cinayetle öldürüldüğünü savunarak onsuz 1 yıldır çok yalnız olduklarını söyledi.Çok sayıda parti ve sivil toplum kuruluşunun da destek verdiği anma töreni için Halaskargazi Caddesi'nin bir kısmı trafiğe kapatıldı.
Türkiye unutmadı
YAVUZ ÖZDENHrant Dink, Ankara'da da 1000 kişinin katıldığı bir etkinlikle anıldı. Yüksel Caddesi'ndeki İnsan Hakları Anıtı'na yürüyen grup, "Faşizme karşı omuz omuza", "Hrant'ın katili kontgerilla", "Katil devlet hesap verecek", "Hepimiz Ermeniyiz" sloganları attı. Başta İzmir, Adana, Mersin olmak üzere Türkiye'nin çeşitli illerinde de anma törenleri düzenlendi.
Taksim'de arbedeAgos'un önündeki anma törenine katılan grup, Taksim'e doğru yürüyüşe geçti. İstiklal Caddesi'ne gelen grup, İP binasından Türk bayrağıyla çıkan kalabalığa, taş ve sopalarla saldırdı. Grup, Beyoğlu Tünel'deki MHP binasına da taş attı. Polis de havaya uyarı atışı yaptı. Çıkan arbedede bir kişi ayağına isabet eden kurşunla yaralandı. Kaçan göstericilerden bazıları gözaltına alındı.
Herkes koltuğunda
Ramazan Akyürek:Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı. Trabzon Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı sırada Dink cinayetinin bir numaralı sanığı Erhan Tuncel'in emniyete muhbir olarak alındığını ancak daha sonra ilişiğinin kesildiğini söyledi. Devlet gizliliği gerekçesiyle dava dosyasındaki bazı evrakın imhasını istedi.
Celalettin Cerrah:İstanbul Emniyet Müdürü. Dink'in koruma altına alınmamasının nedenini "Hayati tehlikede olduğu bilgisi belgede yok. 'Öldürülecek' denilmeliydi" sözleriyle açıkladı.
Ahmet İlhan Güler:Eski İstanbul İstihbarat Şube Müdürü. Bilgileri Cerrah'a aktarmadığını açıkladı. Müfettiş raporları sonucu görevinden alındı.
Ergun Güngör:İstanbul Vali Yardımcısı. Dink'i Sabiha Gökçen ile ilgili yazdığı yazıdan sonra valiliğe çağırarak "uyardığı" öne sürüldü. Ankara Barosu hakkında dava açılması talebinde bulundu.
Albay Ali Öz:Trabzon İl Jandarma Komutanı. Trabzon'da devlet memuru olan, Yasin Hayal'in eniştesi Coşkun İğci, Hayal'in Dink'i vurmak istediğini jandarmaya ihbar etti. Uzman Çavuş Veysel Şahin ile Başçavuş Okan Şimşek'in görevi ihmal suçundan yargılanmasına izin verildi. Ancak ihbarı değerlendirmeyen Albay Ali Öz hakkında işlem yapılmadı. Öz'ün müfettiş soruşturmalarını da engellediği öne sürüldü.
Muhsin Yazıcıoğlu:BBP Genel Başkanı. 12 Eylül 1980'de yapılan askeri darbenin ardından, MHP ve ülkücü kuruluşlar davası sanığı olarak 5.5 yılı hücrede olmak üzere 7.5 yıl cezaevinde yattı. 1996'da Susurluk kazasında ölen Abdullah Çatlı ile yeniden gündeme geldi. Bu kez de Hrant Dink suikastının faillerinden Erhan Tuncel ile aynı fotoğraf karesinde yer almasıyla tartışıldı.
Hüseyin Yavuzdemir:Eski Trabzon Valisi. Yasin Hayal'in, Mc Donald's'ın bombalanması olayı sonrasında neden takip edilmediğiyle ilgili sorular üzerine "Avrupa Birliği (AB) uyum yasalarının buna izin vermediğini" söyledi. Daha da önemlisi "Burada daha çok O.S var" dedi. Görevinden alınarak merkeze çekildi.
Reşat Altay:Eski Trabzon Emniyet Müdürü. Yasin Hayal'in Dink cinayetini planladığını İstanbul'a yazılı bildiren Trabzon İstihbarat Şube Müdürü Engin Dinç'i başka bir birimde görevlendirdi. "Yasin Hayal'in AB uyum yasalarına göre mahkeme kararı çıkarmadan izlenemeyeceğini" söyledi ve henüz bir yılı dolmadan Trabzon Emniyet Müdürlüğü görevinden alındı.

Süper Haberler

Dağlıca saldırısını 4 saat önce sezmiş!Hakkâri Dağlıca'da kaçırılan askerlerden Başoda, saldırıdan 4 saat önce konuşmaların arttığını, bunu üsteğmenine rapor ettiğini öne sürdü.

GÖKÇER TAHİNCİOĞLU Ankara12 askerin şehit düştüğü Hakkâri Dağlıca'da bulunan en üst rütbeli subay olan ve çatışmaya etkin biçimde dahil olmamakla suçlanan Üsteğmen Çağdaş Cücünoğlu, "23.55'te tabur komutanlığından verilen ikaz ile saldırı girişimine yönelik en üst düzey hazırlık durumuna geçildi" dedi. Çatışma sırasında, olay yerinde bulunan en üst rütbeli subay olan ve çatışmaya etkin biçimde dahil olmamakla suçlanan Üsteğmen Çağdaş Cücünoğlu, yaşadıklarını düzenlediği tutanakta anlattı. Çatışma süresince 'bir kayanın arkasına saklandığı' öne sürülen Cücünoğlu, "23.55'te tabur komutanlığından verilen ikaz ile yapılacak saldırı girişimine yönelik en üst düzey hazırlık durumuna geçilmiş ve yaklaşık 5 dakika sonra Keri tepe üs bölgesine saldırı başlamıştır" dedi.

'3-4 gün önce tespit edildi'Tabur Komutanı Onur Dirik de tahkikat komisyonunun, teröristlerin varlığının önceden saptanıp saptanmadığı sorusuna, "Olaydan 3-4 gün önce 9-10 katırlık hudut hattını geçen görüntüler tespit edilmiş, alınan görüntülere topçu atışı yapılmıştır. Telsiz konuşmalarından çok sayıda yeni unsurun bölgemize girdiği tespit edilmiştir. Birlik hazırlık düzeyi artırılmıştır" diye yanıt verdi. Dirik, saldırı öncesinde, teröristlerin varlığının 23.55'te saptandığını kaydetti. Buna karşılık kaçırılan askerlerden Fuat Başoda, mahkeme ifadesinde, "Saat 20.00'den itibaren konuşmalar artmıştı. Bu durumu üsteğmenimize rapor ettim. Komutanımız da yukarı komutanlara durumu rapor etti. Çok tedirgin olmuştum. Çatışma 24.00 sıralarında başladı" dedi.Silah parası askerlerden talep edildiDağlıca'daki saldırının maddi faturası da kaçırılan askerlere kesildi. Tabur Komutanı Yarbay Onur Dirik, çatışmadan sonra bulunamayan silahlara ait bedeli döviz kuru üzerinden 1208 YTL olarak hesapladı. Askeri savcılık da bu bedelin sanık askerlerden tahsil edilmesi talebinde bulundu.Dağlıca'da yaşananlara yönelik soruşturmayı yürüten Jandarma Asayiş Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı, PKK tarafından kaçırılan 8 asker hakkında hazırladığı iddianamede, olayda meydana gelen Hazine zararının 1208 YTL olduğunu bildirdi. Askeri savcılık, bu rakamın, saldırı sırasında kaybolan 7 silahın bedeli olduğunu ifade etti. Savcılık, bu bedelin, saldırının 'bir numaralı sorumlusu olarak gösterilen' Er Ramazan Yüce ile diğer sanık askerler Özhan Şabanoğlu, Mehmet Şenkul ve Fatih Atakul'dan tahsil edilmesini istedi. Askerler, suçlu bulunmaları halinde bu silahlarının bedelini de ödemek zorunda kalacak.

'Harikulade bir teknik'
Fenerbahçe'nin prensipte anlaştığı, ancak henüz transferini bitirmediği Maldonado yaratıcılığı, sert futbolu ve gole dönük anlayışıyla tanınıyor .

Hanımağa'nın intikam kurşunu
Eşi Tevfik Ağansoy’un 12 yıl önce öldürülmesinin ardından intikam yemini eden Hülya Ağansoy, Nuri Ergin ve akrabalarıyla işbirliği halinde Alaattin Çakıcı’nın iki adamının öldürülmesi olayıyla ilgili olarak gözaltına alındı. Eşi Nurullah Tevfik Ağansoy’un 1996 yılında Alaattin Çakıcı’nın adamları tarafından öldürülmesinin ardından eşinin kanlı pantolonu ile intikam yemini eden Hülya Ağansoy’un, Çakıcı’nın iki adamının öldürülmesi olayında gözcülük yaptığı ileri sürüldü. Eşinin öldürülmesinin ardından Çakıcı’nın en büyük hasımları olan Ergin kardeşlerle birlikte hareket ettiği iddia edilen Hülya Ağansoy’un, 2001 yılında Kartal’da Alaattin Çakıcı’nın adamları Yüksel Yılmaz ve Kadir Safçı’nın öldürülmesi sırasında tetikçi ile birlikte olay yerinde olduğu iddia edildi. İki şahsı öldüren tetikçi, savcılığa gönderdiği itiraf mektubunda, Hülya Ağansoy ile birlikte olay günü, ticari taksi ile Kartal’a gittiğini, Çakıcı’nın adamlarını birlikte beklediklerini ve Ağansoy’un eliyle iki kişiyi göstermesinin ardından adamları vurduğunu söyledi.

Apo’nun terzisine 15 yıl hapis
Neşet KARADAĞ/ ADANA, (DHA) ADANA’da 6 kilo patlayıcıyla yakalanan ve bölücü örgüt elebaşısı Abdullah Öcalan ile üst düzey yöneticilerin terzisi olduğu iddia edilen 27 yaşındaki Halit İnan, 15 yıl hapis cezasına mahkum edildi. Terzi İnan, bombalama eylemlerinde kullanılacak eleman kalmayınca bombacı yapıldığını iddia etti. Adana Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ekipleri, bir ihbar üzerine 30 Eylül 2006’da bölücü örgüt PKK üyesi Halit İnan’ı merkez otogarda yeğeni 22 yaşındaki Enes İnan ile birlikte yakaladı. Gözaltına alınan İnan’ın çantasında 6 kilo plastik patlayıcı, 4 el bombası, 12 elektrikli fünye ile örgütün harcaması için verdiği 215 YTL ve örgütle bağlantıyı sağlamada kullandığı bir cep telefonu ele geçirildi. Patlayıcıyı teslim ettiği iddia edilen PKK’lı yakalanamadı. ‘Bölücü örgüte üye olmak, yardım ve yataklık etmek, bomba bulundurmak’ suçlarından 8 yıldan 18 yıla kadar hapis cezası istemiyle Adana 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan bölücü başı Öcalan’ın terzisi ‘Yusuf’ kod adını kullanan Halit İnan, karar duruşmasında örgütten internet aracılığıyla aldığı talimat üzerine gittiği otogarda kendisine teslim edilen pakette bomba olduğunu bilmediğini iddia etti. “Bombalı eylemlerde kullanacak adam kalmayınca bana da eğitim aldırdılar'' diyen İnan, son savunmasında, 2006 yılında Türkiye’ye yasal olmayan yollarla giriş yapıp İstanbul’da yaşamaya başladığını iddia ederek, “Ben örgüt kamplarında terzilik yaptım. Eylemlere katılmadım. Yasal olmayan yollarla Türkiye’ye giriş yapıp İstanbul’da yaşamaya başladım. Ancak, örgütle bağlantım devam etti. Türkiye’deki örgüt üyeleri, yurt dışındaki ve yurt içindeki örgüt yöneticileriyle internet aracılığıyla haberleşip talimatlar alıyor. Tarsus’a ablamın yanına gitmiştim. Örgütten bana ‘Adana otogarına git emanet verilecek’ denildi. Yeğenimle birlikte otogara gittim. Tanımadığım biri paket verdi. Sonra polis yakaladı. Paketin içinde bomba olduğunu bilmiyordum'' dedi. İnan’ın yeğeni ise olaylarla ilgisinin olmadığını belirtti. PKK’nın terzisi ve bombacısı Halit İnan’a, ‘örgüt üyeliğinden’ 8 yıl 9 ay, ‘bomba bulundurmak’ suçundan da 6 yıl 3 yıl olmak üzere toplam 15 yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan yeğeni Enes ise suçsuz bulunup, beraat etti.